2017 yılından itibaren Dünya Kültürel Miras Listesinde yer alan Afrodisias Antik Kentindeki en erken, Geç Kalkolitik ve Erken Tunç (M.Ö. 5.binyıl ortası- 3. Binyıl arası) Çağına tarihlenmektedir. Bu dönemde iki höyük (Pekmez Tepe ve Tiyatro Tepesi) üzerine küçük bir tarımsal yerleşim kurulmuştur. Tunç Çağı’nın sonundan (M.Ö. 1200 civarı) kentin kurulmasına dek (M.Ö. 2. Yüzyılın başları) Tiyatro tepesi üzerinde yoğunlaşan küçük bir yerleşimin var olduğu bilinmektedir. Afrodisias, M.Ö. 2. Yüzyılın başlarında, Hellenistik Dönemde Syria merkezli Seleukos krallarının teşviğiyle Yunan şehir devleti olarak kurulmuştur. M.Ö. 1. Yüzyılda Roma’nın sadık dostu olarak boy göstermiştir. Sadakati nedeniyle M.Ö. 39’da Roma Senatosunca çeşitli ayrıcalıklarla (özerklik, vergilerden muafiyet ve kutsal alanında sığınma hakkı) ödüllendirilmiştir. Bu ayrıcalıklar kentin gelecekteki refahının temelini oluşturmuştur. M.Ö. 39 yılında Afrodisias’a gelen C. Julius Zoilos ile Afrodisias’taki kamusal yapıların inşasına başlanmıştır. M.S. 1. Yüzyıl boyunca Zoilos’un inşasına başlattığı yapılar tamamlanıp ve başka yeni anıtsal yapıların inşası başlatılmıştır. Bunlardan bazıları Tiyatro, Tapınak, Sebasteion, Sivil Bazilika, Stadium’dur. M.S. 2. Yüzyılda anıtsal yapıların inşasına devam edildiği görülmektedir. Bouleuterion, Tiyatro hamamı, Tetrapylon bu dönemde inşa edilmiştir. Yazıtlardan 3. Yüzyılın ilk yarısında festivaller ve yarışmalar yapıldığı, onurlandırma faaliyetlerinin tüm hızıyla devam ettiği bilinmektedir. 3. Yüzyılda Roma İmparatoru Caracalla tarafından yurttaşlık verilme hakkının genişletilmesi ile imparatorun soyadı olan Aurelius’un kullanılması yaygın hale gelmiş ve bu durum çok sayıda kamusal yazıt ve en dikkati çeken durum ise 3. Yüzyıl başlarında mermer lahit üretimi ve kullanımında ani artış görüşmesidir. Erken ve Orta imparatorluk döneminde sürekli gelişen Aphrodisias, Geç Antik Çağ’da da (M.S. 300-600) refah içerisinde uzun bir süreç daha yaşamıştır. Konstantinus egemenliğinden Heraclius egemenliğine dek süren bu refah dönemi 7. yüzyılda yaşanan kentsel çöküşle sona ermiştir. Aphrodisias’ın şehir merkezi, Batı Anadolu’nun diğer kırsal alanlarında olduğu gibi M.S. 7. yüzyıl başlarında büyük ölçüde terkedilmiştir. Eyalet başkenti olduğu için Aphrodisias’ta birçok kentten daha uzun süreli ve daha güçlü bir alacakaranlık dönemi yaşanmıştır. Orta Bizans döneminde Aphrodisias, Roma dönemi öncesine benzer bir yaşam tarzına geri dönmüştür. Tiyatro Tepesinde, kırsal bir kutsal alana (Aphrodite Tapınağı artık Aziz Mikhail Katedrali olmuştur) odaklı ve ona bağlı ufak bir yerleşime dönüşmüştür. Aphrodisias, 1200 civarında katedralin yanması ve yerleşimdeki nüfusun ciddi oranda azalmasına dek, piskoposun yaşadığı küçük bir Bizans katedral şehri olarak ayakta kalmıştır. 13. yüzyıldan itibaren aynı alanda bir Türk köyü olan ‘Karia’ (Geyre) kurulup büyümeye başlamıştır.
Afrodisias Örenyeri Anıtsal Yapılar: Afrodite Tapınağı, Tetrapylon, Stadyum, Odeon, Felsefe Okulu, Piskopos Sarayı, Hadrian hamamları, Tiberius Portikosu, Agora, Bazilika, Tiyatro ve hamam, Tetrastoon, Sebasteion, Martyrion.
: 2017 yılından itibaren Dünya Kültürel Miras Listesinde yer alan Afrodisias Antik Kentindeki en erken, Geç Kalkolitik ve Erken Tunç (M.Ö. 5.binyıl ortası- 3. Binyıl arası) Çağına tarihlenmektedir. Bu dönemde iki höyük (Pekmez Tepe ve Tiyatro Tepesi) üzerine küçük bir tarımsal yerleşim kurulmuştur. Tunç Çağı’nın sonundan (M.Ö. 1200 civarı) kentin kurulmasına dek (M.Ö. 2. Yüzyılın başları) Tiyatro tepesi üzerinde yoğunlaşan küçük bir yerleşimin var olduğu bilinmektedir. Afrodisias, M.Ö. 2. Yüzyılın başlarında, Hellenistik Dönemde Syria merkezli Seleukos krallarının teşviğiyle Yunan şehir devleti olarak kurulmuştur. M.Ö. 1. Yüzyılda Roma’nın sadık dostu olarak boy göstermiştir. Sadakati nedeniyle M.Ö. 39’da Roma Senatosunca çeşitli ayrıcalıklarla (özerklik, vergilerden muafiyet ve kutsal alanında sığınma hakkı) ödüllendirilmiştir. Bu ayrıcalıklar kentin gelecekteki refahının temelini oluşturmuştur. M.Ö. 39 yılında Afrodisias’a gelen C. Julius Zoilos ile Afrodisias’taki kamusal yapıların inşasına başlanmıştır. M.S. 1. Yüzyıl boyunca Zoilos’un inşasına başlattığı yapılar tamamlanıp ve başka yeni anıtsal yapıların inşası başlatılmıştır. Bunlardan bazıları Tiyatro, Tapınak, Sebasteion, Sivil Bazilika, Stadium’dur. M.S. 2. Yüzyılda anıtsal yapıların inşasına devam edildiği görülmektedir. Bouleuterion, Tiyatro hamamı, Tetrapylon bu dönemde inşa edilmiştir. Yazıtlardan 3. Yüzyılın ilk yarısında festivaller ve yarışmalar yapıldığı, onurlandırma faaliyetlerinin tüm hızıyla devam ettiği bilinmektedir. 3. Yüzyılda Roma İmparatoru Caracalla tarafından yurttaşlık verilme hakkının genişletilmesi ile imparatorun soyadı olan Aurelius’un kullanılması yaygın hale gelmiş ve bu durum çok sayıda kamusal yazıt ve en dikkati çeken durum ise 3. Yüzyıl başlarında mermer lahit üretimi ve kullanımında ani artış görüşmesidir. Erken ve Orta imparatorluk döneminde sürekli gelişen Aphrodisias, Geç Antik Çağ’da da (M.S. 300-600) refah içerisinde uzun bir süreç daha yaşamıştır. Konstantinus egemenliğinden Heraclius egemenliğine dek süren bu refah dönemi 7. yüzyılda yaşanan kentsel çöküşle sona ermiştir. Aphrodisias’ın şehir merkezi, Batı Anadolu’nun diğer kırsal alanlarında olduğu gibi M.S. 7. yüzyıl başlarında büyük ölçüde terkedilmiştir. Eyalet başkenti olduğu için Aphrodisias’ta birçok kentten daha uzun süreli ve daha güçlü bir alacakaranlık dönemi yaşanmıştır. Orta Bizans döneminde Aphrodisias, Roma dönemi öncesine benzer bir yaşam tarzına geri dönmüştür. Tiyatro Tepesinde, kırsal bir kutsal alana (Aphrodite Tapınağı artık Aziz Mikhail Katedrali olmuştur) odaklı ve ona bağlı ufak bir yerleşime dönüşmüştür. Aphrodisias, 1200 civarında katedralin yanması ve yerleşimdeki nüfusun ciddi oranda azalmasına dek, piskoposun yaşadığı küçük bir Bizans katedral şehri olarak ayakta kalmıştır. 13. yüzyıldan itibaren aynı alanda bir Türk köyü olan ‘Karia’ (Geyre) kurulup büyümeye başlamıştır.
Afrodisias Örenyeri Anıtsal Yapılar: Afrodite Tapınağı, Tetrapylon, Stadyum, Odeon, Felsefe Okulu, Piskopos Sarayı, Hadrian hamamları, Tiberius Portikosu, Agora, Bazilika, Tiyatro ve hamam, Tetrastoon, Sebasteion, Martyrion.
Bu müzede etkinlik yok
Tüm Etkinlikler